| When I was young they gave me a mongrel piano, |
| Çocukken bana melez piyano verdiler |
| Spent all my time inventing the cup of tea. |
| Bütün zamanımı çay yapmaya harcadım |
| Writing your name in the sea, |
| Adını denize yazdım |
| Banging my fav’rite head. |
| En sevdiğim kafamı salladım |
| Missing the last bed, waving a cheery herring, |
| Son yatağı kaçırdım, mutlu ringa salladım |
| Balancing brass bands on the tip of my toe. |
| Ayağımın ucunda pirinç sargıyı ayarlıyorum |
| Phoning your home from my tree, |
| Ağacımdan evini arıyorum |
| Drinking my fav’rite loch. |
| Sevdiğim gölü içiyorum |
| When I was old they gave me a model factory, |
| Yaşlıyken bana model fabrika verdiler |
| I met three salads out on the motorway. |
| Üç salatayla tanıltım ve otoyolda |
| Leaving your name at the door, |
| Kapıya adını bıraktım |
| Breaking my fav’rite egg. |
| En sevdiğim yumurtamı kırarak |
| Missing the walrus, sharing my last banana, |
| Morsu kaçırarak, son muzumu paylaşarak |
| Balancing zeppelins on the end of my nose. |
| Zeplinleri ayarlarken, burnumun sonunda |
| Calling your name in the zoo, |
| Hayvanat bahçesinde adını çağırarak |
| Blowing my fav’rite mind. |
| En sevdiğim aklımı uçurdum |
| Doing That Scrapyard Thing Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |