| + Hatırlar mısınız Lale Hanım?
| + Hatırlar mısınız Lale Hanım?
|
| - Nasıl hatırlamam Barış Bey?
| - Насил хатирламам Барыш Бей?
|
| + Fevkalade hazin bir şevval akşamı size rastlamıştım
| + Fevkalade hazin bir şevval akşamı size rastlamıştım
|
| - Aman Barış Bey, şevval değil teşrin olacaktı
| - Аман Барыш Бей, шеввал дегил тешрин олакакти
|
| + Olur mu, olur mu sultanım! | + Олур му, олур му султаним! |
| Fağfuri güller ve çeşm-i bülbüller terennüm ederken ben sizi kuşelerde aşikare ayaküzre görmüştüm.
| Fağfuri güller ve çeşm-i bülbüller terennüm ederken ben sizi kuşelerde aşikare ayaküzre görmüştüm.
|
| - Ah ah! | - Ах ах! |
| Zapturapt âlemden kalkalı ulufe-i hul dünyayı tutmuştu.
| Zapturapt âlemden kalkalı ulufe-i hul dünyayı tutmustu.
|
| + Tutmuştu, hatta bir seferinde bizzat kayınpederim ve kayınvalidemin ve akraba-i ehl-i örfün aynı böyle divan-ı mumlar gibi ve bahusus fiil-i nameşhur etmeleri bihakkım gözünden gitmiyor.
| + Tutmuştu, hatta bir seferinde bizzat kayınpederim ve kayınvalidemin ve akraba-i ehl-i örfün aynı böyle divan-ı mumlar gibi ve bahusus fiil-i nameşhur etmeleri bihakkım gözünden gitmiyor.
|
| - Filhakika, namdarları vükelayi tabi olup hep bu magulelerden olmuştu
| - Filhakika, namdarları vükelayi tabi olup hep bu magulelerden olmustu
|
| + Olmuştu, olmuştu...
| + Олмушту, олмушту...
|
| - Ah ya siz, ya siz!
| - Ах я сиз, я сиз!
|
| + Ya ben, ya ben!
| + Я бен, я бен!
|
| - Harem-i hümayuna hilafukamın girizgahta bulunmuştunuz.
| - Гарем-я hümayuna hilafukamın girizgahta bulunmuştunuz.
|
| + Elbette, elbette! | + Эльбетта, Эльбетта! |
| Şol mekteb-i âlemin nizamı intizamı vasfa gelmezdi de, bulunmuşsak ondan bulunmuşuzdur elbet.
| Şol mekteb-i âlemin nizamı intizamı vasfa gelmezdi de, bulunmuşsak ondan bulunmuşuzdur elbet.
|
| - Fisdahi fevkalade hazin ve perişan, bir melce bulamayıp acl-i taksir ile zillet-i aşk çeker idik.
| - Fisdahi fevkalade hazin ve perişan, bir melce bulamayıp acl-i taksir ile zillet-i aşk çeker idik.
|
| + Aşk çeker idik. | + Ашк Чекер Идик. |
| neyse ki o günler geride kaldı lale.
| neyse ki o günler geride kaldı lale.
|
| - Allahtan...
| - Аллахтан...
|
| + Allahtan geri kaldı, ve sana rastladığım için ne kadar da mutluyum yani şu günlerde.
| + Аллахтан гери калди, ве сана растладыгым ичин не кадар да мутлуйум яни шу гюнлерде.
|
| - Ben de çok mutluyum.
| - Бен де Чок mutluyum.
|
| + Yok açık konuşmak gerekirse son derece şanslıyım sana rastladığım için.
| + Yok açık konuşmak gerekirse son derece sanslıyim sana rastladığım için.
|
| - Ben de mutluyum ben de şanslıyım.
| - Бен де mutluyum бен де şanslıyım.
|
| + Canım senin şanslı ve mutlu olman ayrı konu ya, ben ne kadar şanslı olduğumu artık sana sormadan söyleyebileyim şurada rahatlıkla.
| + Canım senin şanslı ve mutlu olman ayrı konu ya, ben ne kadar şanslı olduğumu artık sana sormadan söyleyebileyim şurada rahatlıkla.
|
| - Tamam bana sorma canım, ben sadece ben de mutluyum, ben de şanslıyım diyorum.
| - Tamam bana sorma canım, ben sadece ben de mutluyum, ben de şanslıyım diyorum.
|
| + Hayır sen de şanslısın sen de mutlusun, onlar ayrı konu. | + Hayır сен де şanslısın сен де mutlusun, onlar ayrı konu. |
| ben sana rastladığım için şanslıyım.
| Бен Сана Растладыгым Ичин Шанслийим.
|
| - Aynı şekilde ben de sana rastladığım için şanslıyım.
| - Aynı şekilde ben de sana rastladığım için şanslıyim.
|
| + Aynısı maynısı yok, erkekle kadın arasında bir fark vardır. | + Aynısı maynısı yok, erkekle kadın arasında bir fark vardır. |
| ben şanslıyım, ben haklıyım. | бен шанслийим, бен хаклиим. |
| erkek karar verir böyle konulara.
| erkek karar verir böyle konulara.
|
| - Erkek karar vermez.
| - Эркек карар вермез.
|
| + Aynı olarak kabul edemezsin bazı şeyleri.
| + Aynı olarak kabul edemezsin bazı şeyleri.
|
| - Karşılıklı oturur konuşuruz, belli bir yerde. | - Karşılıklı oturur konuşuruz, belli bir yerde. |
| Erkek kadın diye bir ayrım yapılamaz.
| Erkek kadın diye bir ayrım yapılamaz.
|
| + Canım ne münasebet? | + Canım пе münasebet? |
| Bunda karşılıklı oturup konuşacak ne var burda ben şanslı olup olmadığımı sana mı soracağım yani?
| Bunda karşılıklı oturup konuşacak ne var burda ben şanslı olup olmadığımı sana mı soracağım yani?
|
| - Sen evliliğin başından böyle yaparsan biz katiyen yürüyemeyiz. | - Sen evliliğin başından böyle yaparsan biz katiyen yürüyemeyiz. |
| İmkânı yok.
| Имкани йок.
|
| + Böyle bir şeyin başı sonu olmaz şimdi. | + Böyle bir şeyin başı sonu olmaz şimdi. |
| E ben ne kadar şanslı olduğumu sana soracak değilim ya!
| E ben ne kadar şanslı olduğumu sana soracak değilim ya!
|
| - Aa, bu iş, anlaşıldı, anlaşıldı.
| - Аа, бу иш, анлашилды, анлашилды.
|
| + Ne münasebet, ne için mutlu olduğumu söylemek için ben sana soracağım? | + Ne münasebet, ne için mutlu olduğumu söylemek için ben sana soracağım? |