| Biz bu kentlere sığdık da
| Biz bu kentlere sığdık da
|
| Bu kentler bize sığmadı usta
| Bu kentler bize sığmadı usta
|
| Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında
| Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında
|
| Arttıkça yalnız...
| Arttıkça yalnız...
|
| Sustukça silik...
| Сустукча силик...
|
| Ay ışığı gölgeleri büyüttü
| Ай ışığı gölgeleri büyüttü
|
| Son kuşlar da vuruldular dağlarda
| Сон кушлар да вурулдулар дагларда
|
| Yakamozları söndü sahillerin
| Yakamozları söndü sahillerin
|
| Işıkları evlerin...
| Ишиклары эвлерин...
|
| Kaldık kırık bardaklar gibi
| Калдык кырык бардаклар гиби
|
| İçilmiş sular gibi
| Ичилмиш сулар гиби
|
| Biz bu kentlere sığdık da
| Biz bu kentlere sığdık da
|
| Bu kentler bize sığmadı usta
| Bu kentler bize sığmadı usta
|
| Ah usta....
| Ах уста....
|
| Bir bedeli vardır bu kuşatmaların
| Бир бедели вардыр бу кушатмаларин
|
| İlk yazları kurşunlatmaların
| İlk yazları kurşunlatmaların
|
| Bir bedeli vardır elbet
| Бир бедели вардыр элбет
|
| Cennetini çaldırmanın
| Ченнетини Чалдырманин
|
| Kaldık kırık bardaklar gibi
| Калдык кырык бардаклар гиби
|
| İçilmiş sular gibi
| Ичилмиш сулар гиби
|
| Biz bu kentlere sığdık da
| Biz bu kentlere sığdık da
|
| Bu kentler bize sığmadı usta,
| Bu kentler bize sığmadı usta,
|
| Ah usta...
| Ах уста...
|
| Ve ömürlerimizde bin kasvetle upuzun
| Ve ömürlerimizde bin kasvetle upuzun
|
| Sefalet seferlerinin ayazı
| Сефалет сеферлеринин аязы
|
| Belki de yalnız geçireceğiz artık kim bilir
| Belki de yalnız geçireceğiz artık kim bilir
|
| Batan gemiler gibi yiten aşklardan geride
| Батан гемилер гиби йитен ашклардан гериде
|
| Kalan her kışı, güzü ve yazı.
| Kalan her kışı, güzü ve yazı.
|
| Ay ışığı gölgeleri büyüttü
| Ай ışığı gölgeleri büyüttü
|
| Ayrılıklar eskidi, biz eskidik
| Ayrılıklar eskidi, biz eskidik
|
| Aşk bize küstü usta... | Aşk bize küstü usta... |