| You’re sitting next to me. |
| Sen, benim yanımda oturuyorsun. |
| The leaves are on the ground. |
| Yapraklar, yerdedir. |
| My heart is in your hands. |
| Benim kalbim, senin ellerindedir. |
| The ticking of the clock. |
| Saatin minder kumaşı. |
| The siren on the street. |
| Caddede siren. |
| My heart is in your hands. |
| Benim kalbim, senin ellerindedir. |
| But all I ever wanted. |
| Ama benim şimdiye kadar, istediğim herkes. |
| All I ever really needed. |
| Benim şimdiye kadar gerçekten, ihtiyaç duyduğum herkes. |
| Was just for you to hear me. |
| Senin için beni duymak için sadece miydi. |
| Just for you to really know me. |
| Senin için beni gerçekten bilmek için sadece. |
| All I wanted was you to hear me. |
| Benim, istediğim herkes, beni duyman için sendin. |
| And all I needed was you to know me. |
| Ve benim, ihtiyaç duyduğum herkes, beni bilmen için sendin. |
| Miles and miles of smiles. |
| Gülümsemelerin miller ve milleri. |
| Promising the world. |
| Dünyaya söz vermek. |
| It’s getting dark down here. |
| Buradan aşağı karanlığı alıyor. |
| We could use a little help. |
| Biz, biraz yardımı kullanabilirdik. |
| We could use a little spark. |
| Biz, biraz kıvılcımı kullanabilirdik. |
| Its getting dark down here. |
| Buradan aşağı onun olan karanlığı. |
| Rabble Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |